Hepimizin derinden yaşadığı pandemi dönemi, özellikle ekonomik olarak bir çok işletmeyi olumsuz yönde etkiledi. Bu döneme hazırlıksız yakalanan işletmeler ekonomik bir krize girip işletmelerini kapatmak zorunda kaldı. Daha öncesinde E-Ticarete başlamış olan işletmeler ise fiziki işletmelerinden daha çok sanal mağazalarından satışlara devam edip ekonomik bir yara almadan satışlarına devam edebildi. Türkiye'de temelleri 1997 yılında atılan E-Ticaret 
büyük küçük bütün işletmelere işletme masrafı olmadan internetten satış yapabilme imkanı sunuyor. Müşterilerin her zaman ve her yerde alışveriş yapabilmesi fiziki mağazaların öneminin yitirmesine sebep oluyor. İnternet ve mobil cihazların kullanımının artması ile birlikte çok hızlı yol alan
E-Ticaret, özellikle Mart 2020 itibari ile beklenmedik şekilde ortaya çıkan koronavirüs(Covid-19) sayesinde hacim olarak 5 yılda yaşayacağı büyümeyi 6 ay içinde yaşadı ve bunu hepimize hissettirdi. Önümüzdeki yıllar dijital dönüşümlerle ve değişen alışkanlıklarla birlikte daha da büyümesi bekleniyor. Özellikle Türkiye'nin bu konuda böylesine yol almasındaki en büyük sebeplerden birisi genç nüfusun yüksek olması ve yeni teknolojilere çok hızlı adapte olması büyük katkı sağlıyor.

2020 yılında ilk kez online alışveriş yapanların oranı Avrupa’da %13, Türkiye’de ise %25 olarak hesaplanmıştır. Özellikle alışkanlıklarını değiştiren müşterilerin E-Ticaret konforundan vazgeçmeyip alışverişlerine sanal mağazalardan devam etmesi bekleniyor.

Fiziki mağazanızı internete taşımak gözünüzü korkutmasın. Bunun için bir takım çalışmalar yapmanız yeterli olacaktır. Artık günümüzde E-Ticarete  başlamak çok daha kolay ve fiziki işletmeleri baz aldığımızda çok daha düşük maliyetli olmaktadır. Özellikle işletme giderleri personel giderleri gibi birçok masrafı yarı seviyelere indirmeniz mümkün. Bu süreçte yapacağınız yatırımların en başında güçlü bir altyapı seçimi olacaktır. Sektör için oluşturulmuş E-Ticaret paketleri özellikle sizin en büyük kurtarıcınız olacakır.

E-ticaretin avantaj ve dezavantajları

Müşterilerinizin mağazanıza gelip ürünlerinizi görmesi, fiyatlarınızı karşılaştırması, alacağı ürüne karar vermesi ve bunlar için harcadığı enerjiyi göz önüne aldığımızda kullanıcıların E-Ticarete yönelmesi oldukça pratik, hızlı ve kaçınılmaz bir durum haline gelmiştir. İşletme sahipleri açısından ise mağaza açma, çalışan giderleri ve işletme giderleri konusunda oldukça büyük kârlılık sağlıyor. Bunların haricinde fiziki mağazanızda ulaşacağınız müşteri kitlesinin daha fazlasını kendi E-Ticaret sitenizi kurarak sağlanmasına olanak sağlıyor. Güçlü bir altyapı ile İstanbuldaki bir alışveriş merkezinin günlük ziyaretçi sayısı kadar E-Ticaret sitenize trafik alabilirsiniz. Günün her saatinde alışveriş yapabiliyor olmak, farklı ürün ve markaları karşılaştırabilmek, ürünlerin kullanıcı yorumlarına ulaşmak ve en önemlisi mağazadan daha uygun şekilde zaman kaybetmeden ve yorulmadan internet üzerinden alabilmek kullanıcıları her geçen gün daha fazla E-Ticarete yönelmesini sağlıyor. Beklenmedik şekilde ortaya çıkan koronavirüs(Kovid-19) salgınında işletmelerin kapanması yasakların gelmesi ve toplum sağlığını koruma konusundaki ihtiyaçlar doğrultusunda bir çözüm olarak ortaya çıkması ekonomideki kurtarıcılardan olmuştur. Bu konuda tek dezavantaj belirli sektörlerde fiziksel mağazalara göre online satışlarda iade oranlarının daha yüksek olmasıdır.